10 Aralık 2013 Salı

Ben Erkek Değilim / Harold Norse


Ben erkek değilim. 
Aile geçindiremem, yeni şeyler alamam onlara.
Sivilcelerim ve küçük bir de çüküm var. 

Ben erkek değilim.
Futbolu, boksu ve arabaları sevmem.
Duygularımı ifade etmeyi severim. 
Hatta kollarımı arkadaşımın boynuna dolamayı.

Ben erkek değilim. 
Bana verilen rolü oynamayacağım 
– Madison Avenue, Playboy’, Hollywood ve Oliver Cromwell’in yarattığı o rolü.
Televizyon bana nasıl davranacağımı söyleyemez. 

Ben erkek değilim. 
Bir sincabı öldürdüğüm gün bir daha öldürmeyeceğime yemin ettim. 
Et yemeyi bıraktım. 
Kan midemi bulandırır. 
Çiçekleri severim. 

Ben erkek değilim.
Askere alınmaya karşı çıktığımdan hapse düştüm.
Gerçek erkekler beni dövüp bana ibne dediklerinde kavgaya karışmam. Şiddetten hoşlanmam. 

Ben erkek değilim.
Bir kadına tecavüz etmedim hiç.
Siyahlardan nefret etmiyorum.
Bayrak dalgalandığında duygusallaşmıyorum.
Amerika’yı sevmem ya da terk etmem gerektiğini düşünmüyorum.

Bunun gülünç bir şey olduğunu düşünüyorum. 

Ben erkek değilim. Hiç frengi olmadım
Ben erkek değilim. En sevdiğim dergi Playboy değil. 
Ben erkek değilim. Mutsuz olduğum zaman ağlarım. 
Ben erkek değilim. Kendimi kadınlardan üstün görmem.
Ben erkek değilim. kasık-desteği giymiyorum.
Ben erkek değilim. Şiir yazıyorum. 
Ben erkek değilim. Barış ve sevgi için meditasyon yapıyorum. 
Ben erkek değilim. Seni yok etmek istemiyorum. 

Underground Poetix Dergisi sayı 9

4 Aralık 2013 Çarşamba

Leblebi / Cemil Yüksel


özenle tutuşundan her şey değerleniyor
doymuş dingin sevecenliği tatmış bir bebeğin
usulca bırakması gibi uykusuna kendini
her şeyin sığmazlığı buluşuyor sessizce
nerede ne içinde kiminle bilmeden
uykusunda düzelmeye bırakmış saçlarını
uykusunda iyileştiriyor yüzünde ufalanmış yüz çevirmeyi

okunmamış kağıtlar sımsıkı ve yapışık
eski karalamalar da ağır mı ağır köprü altlarından
hepsini iade mührüyle derliyor toprak kokusu
an istasyonları tarifsiz yön ibresi çekiliyor
öpüşmenin iksirinden bulaşıyor ağzına dokunmak
işte böyle gelip kuruluyor içine kırlangıç yuvası

güneş çalışma diliyor taşkın bir gün ışığıyla sana
ovalayarak içine yıkılmış hurda uyuşukluk
hazırlanan bir kuş kanadı gibi gerinip
koca bir gün için işlediği atılganlığı
besliyor durmadan yer çekimine karşı
şimdi çarpıyor midenin kenarında heyecan
serinlemiş omuz açıklığı, salınan kas
böyle gelip yer ediyor içine
yoğun eksilen sonra sızan her şey.
ah kağıtların üstünden haklı çıkmanın kelimeleri
ne yazık ne üzgün ve ne çaresiz
leblebiler bile kırabiliyorken dişleri.

....12.2013
Görsel Eser: Lucio Fontana