4 Mayıs 2014 Pazar

Örtü /Cemil Yüksel



bir doğa uygulayıcısısın sen
kan ve gürlükten alıyorsun sevincini
ne zaman dokunmak desen binlerce elin oluşur kendinden
dokunmak kesilir bütün canlılıkla etraf
kalır koca koca devrilmiş ağaçlar sesin telaşında
kalır bir toprağı dolduran o küçücük hareketler
kırılmış ve yıkık dökük ne varsa ormanda
en güzeli dersin iş var daha

nerde açığa çıkacağı belli bir ay döngüsü
uzadıkça uzayan bir kasılma
nefesini en derine kadar doldurmuş bir iç çekmeye
bulmuş da yer ediyor gözleri çukurundan
öyle seviyor bir kediyi ışıltılarla
görmüyor sanki almış gibi yeryüzünü içine

sen bir doğa hükmüsün
kim derse acından çıktığını yeryüzüne
biraz acıdır hem yeryüzüne çıkmak da
gözlerin kapanmaz mavi ve yeşilin ilgisine
boyuna baktıkça bakıyorsun doymazca işte;
bağlanıyor her şey sonraya yine sonraya şu andan
her yerde karşılıyorsun çiçeklerin toplanmış birliğini

rahatça yum gözlerini karanlık doğsun
hem ayrılık yok, hem "olacaklar" filan
cehennem, güneşten korkuyla edinilmiş bir gelecektir.