Kabuk / Cemil Yüksel


bir böceğin yaşamından geldim
karanlık taraflarım yaşama çiçekler verdi
çığlık çığlık insan yüzünün nice şekli
en çok ürktüğü parıltıyı taşımış içinde
bana baktıklarında fırlıyordu ortaya

görünmemin türlü türlü halinden
şeklini alıyordu iğrenmenin yüz buruşukluğu.
bir defasında sıcak mı sıcak bir sabah,
banyo küvetinde parlayan ışıktan kaçıp dururken
vura vura çıtırtılarla bu son yazıldı belki

belki de gazete içinde buruşturularak canlı canlı
antenimin yönsüz çırpınmalarıyla
atıldım yüksek katlardan
uçmayı öğrenmesi için itilen kuş yavruları gibi
yaşamak için mi ölmek için mi pek bilinmeden

küçük bir bakışın anlattığı derinlikten düştüm
bir tebessümün kendini taşırdığı mermerlere
tut beni aşk sarsan boşluklarında
sessizlik, suların akmazlığı
büyük bir derinliktir evlerde.