Ses / Cemil Yüksel


buraya gel mimoza, inleyen mayıs, orkide
soluksuz pembe, alevle kurmaca geliştiren aşk
seni seviyorum derken ki çınlama
korkuları savuşturan buluşma
aylar ve günleri geren hiza
kanı şiddetle gösteren her yer
kasıklar dudaklar ve beyaza çalan kıvrımlar
istekli bir kadın gibi durmadan
yönelen tutan ve sıkan elleriyle
her yöne her söze her duruşa gel de sin.

yaprakların durmadan bir bütüne katıldığı
dalından düşerken soyut çizgilerle 
kenarları eğri yapılmış kağıttan uçaklar gibi
kendini bıraktığı, kendine çakıldığı...

ne güzel günü geldiğinde bulmak
katılmak için çıktığın yolda ufalanmayı

ey güneşi görünce kelimelerini unutan konuşkanlık
ağzın tebessümün lunaparkı
"tamam" bazen nasıl başlatırsa bir anlayışı, 
gel yerleştir, bul onu da.

sokak sokak şehirleri gezmiş bile olsam
bütün sesleri en başında ödemiş
bir ev sahibi gibi buluyorum sessizliği.