26 Mart 2017 Pazar

Muhabbet / Cemil Yüksel


uykular buldum sana
gecenin en karanlık koynundan
sabahları sarsarak, gözleri parlatan uykular
açacak seni yeryüzü kadar kitaplara sevmelere
dolup taşıyacak sevinci parmaklarından
çiçeklere uzanan ellerin büyüyecek
sözlerin dinlenecek anlayış kapısında
usulca ilk defa yerleştirir gibi göğsüne
genişleyerek aralanacak nefesin yemyeşil

sevginin akışında arandığında bulunacak sözlerin
küçük taşlar gibi anbean yuvarlanacak dikkat ve ilgi
suları içine doğru akıtan gözlerin kayalar için tuz bırakır
ve taşırır tomurcuğu göz göze gelen geyik ve kurt

bazı kutular hiç açılmamaya konulu, bunu bilmeli
bazı yollar gidilmek için değil.

doğruladın bunu
bir tayın titrek bacaklarıyla ayağa kalktığını gördüğünde
ve doğmak için upuzun uykularda kaldığını
açık gözlerle baktığın halde görmemeyi
doğruladın kemiklerin sertliğini duvarları döverken
sapından kırılmış bir karanfil gibi düşmeyi de
zoraki uyandırılmak için çıkarılan gürültülerden.

vakti geldiğinde gözlerin hiçbir uykuya kapanmayacak

kalbine kaptan köşkünden gösterilecek bir gönül teleskobuyla
denizler üstünden varılacak yerler
sessizce