tutmuştum ellerini dağların oluşlarıyla
bazen dik hırçın, denize doğru serin ve arkadaş
yağmur da başlamıştı ansızın dudaklarımızdan
seni o masalda kahramansız sevmiştim
ilkin üzüntünün tüm askılarını kaldırmak için
yüzünün çekmecelerinden
hüznün eğik köprüsünü ateşe verdim
gözlerinden aşağıya uzanan kalp ipini
bir atımla saldım en yukarılara
seni o masalda ejderhasız sevmiştim
susmak en güzel ülkemizdi güneşe karşı
öyle billur öyle açmış çiçekler gibi
yaprakları yön bulan bir ışık koşucusu
duvarları birden aşan tüm korkularla
seni o masalda
saçları kısa bir Rapunzel gibi sevmiştim
inanılması güç bir hatırlamakla dolu
her türlü güzelliği masal soyundan
ters ve düz edilse dahi gittiği-gitmediği
tüm yolu hatırlayan
seni ekmeksiz bir Hansel gibi sevmiştim
sonları en başta yaşamak gibi bir şeydi
bir varmış bir yokmuş

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder