22 Ağustos 2012 Çarşamba

Z / Cemil Yüksel


                                                                                                 Zeynep için...
durdum en güzelinde çeşmelerin
soluksuz akan bir dağ çeşmesi
senin olan onca şeyi akar buldum
nasıl gelmişse bir araya öyle
sabah en sade yeridir sevişmenin

buldum saçlarını dünyayı döndüren kıvrımda
sırtına doğru gövdeleştikçe uzunluğu
kömürlerden ışıldayarak çıkarırdı siyahını
bir fotoğraf gibi yeterdi her şeye ve
orda kocaman dururdu neyi çağrıştırdığı

yenilenmiş ve ip atlamayı
öğrendiğin bir sevinçle sokaklarda
unutan öğlenleri akşamları da unutan
bir balığın gözlerinin dolması sanki denizde 

avuçlarım konumunu almayı bilen
bir gökyüzü gibi hazır
iştahla doyurmaya yönelmiş bir anne gibi
doldur ağzımı, sesimi dağınık kılan kelimeleri 
ayıkla siyah taşlarından
hem söyle sevmemiş miydim tekrarları
aynı elbiseyi günlerce giymeyi ve 
kullanmayı durmadan
içimdeki biçimsiz anahtarları

durdum!
en güzelinde çeşmelerin,
soluksuz akan bir dağ çeşmesi
yüzüme sık sık çarptım, kesilene kadar
uyandır diye korulara tünemiş o sevgiyi.