4 Eylül 2010 Cumartesi

Ney / Cemil Yüksel


Anne ne zaman içinle açılsan
O saçlarının açılmışlığına benzeyen içinle
Kıvrılan yerlerimden düzeltilmiş oluyorum
İyi oluyorum, iri bir sıkıntının uzaklaşması gibi
Biliyorum ki sevmem bir sıkıntının yaratılmışlığıdır
Dolu dolu bir temmuzun en temmuzlu ortasında
Denizi hatırlayan sular gibi aktığından belliyim
Beni aktığından; beni dolu dolup aktığından
Hırçınlığım Anne senin en derin kalıntın

Bir ay tanışıklığı dirilttim huylana
Sıkıla dingin emzirmenden
Sesinde apayrı durulanmış ninninin
Üç kere vurgulanmış e’ sinde uyudum
Ve uyandım e harfinden yapılmış sorularla hırlaşarak
Şimdilik dirilen bir etrafsızlığım, bilinmemiş
Umut içeren, tastamam umut verici

Anne ne zaman içinle açılsan
Dünyanın uzun uzun konuşulmuşluğuna benzeyen içinle
Daha bir yakınlaşıyorum alnımdaki yakışıksızlığa
Ve rahatlığını seziyorum
içimdeki söylenmemiş baş dönmelerinin.
Ne oluyorsa bana yavaşça oluyor kıyamet gibi
Biliyorum ki Allah hep gelmeyeceğe benzer
Kurtarışları elinden alınmış bir çıkıp gelememeye
Sen bakmazsan olacak şey değil Anne
İnce ve sevecen merakların böyle gözüpeklenişi
Dışımdaki bu murdar kapışma söylenecek gibi değil
Havada soğuk ve sinsi bir nem
İşte her şeyin içyüzü

Bu kostak yürüyüşüyle varıp, duran kim?
Bu dörtnala gelen kimin yaşaması?


Varlık Dergisi  2006 Yılı Ağustos sayısında yayınlanmıştır.