17 Eylül 2010 Cuma

Karar Vermeye Dirence Odaklanmak / Irvin Yalom

    Karar vermek neden zordur? John Gardener'ın Grendi adlı ro­manında yaşamın gizemleriyle kafası karışan kahraman bil­ge bir rahibe başvurur ve o da iki basit ifade, altı korkunç sözcük sarf eder: Her şey yok olur ve seçenekler dışlanır.
   "Seçenekler dışlanır" bu kavram pek çok karar verme zorluğu­nun merkezinde yatar. Her "evet" için bir "hayır" olmalıdır. Kararlar pahalıdır, çünkü vazgeçmeyi gerektirmektedir. Bu olgu çağlar boyun­ca çok sayıda büyük zekâyı kendine çekmiştir. Aristoteles eşit derece­de çekici iki yiyecek arasında seçim yapamayan aç bir köpeği hayal etmiş ve ortaçağ alimleri Burridan'ın aynı derecede güzel kokan iki saman balyası arasında açlıktan ölen eşeğini yazmışlardır.
   42. Bölümde ölümü, bireyi sıradan zihinsel durumdan değişimin daha olası olduğu ontolojik duruma (var olduğumuzun farkında oldu­ğumuz var olma durumu) geçirebilen sınır deneyim olarak tanımla­mıştım. Karar da bir diğer sınır deneyimdir. Karar verme diğer ola­sılıklarla bağımızı koparır. Bir kadını, bir kariyeri, bir okulu seçmek diğer olasılıkları terk etme anlamına gelir. Sınırlarımızla ne kadar yüzleşirsek kişisel özel oluş, sınırsız potansiyel, ölmezlik ve biyolo­jik kader kanunlarından bağışık olduğumuz mitini o kadar çok bırak­mak zorunda kalırız. Heidegger bu nedenlerle ölümden, daha fazla olasılığın olanaksızlığı diye söz etmektedir. Karara giden yol zor olabi­lir, çünkü sonluluk ve zeminsizlik bölgesine götürür kaygıyla dolu bölgelerdir bunlar. Her şey yok olur ve seçenekler dışlanır.