Söz / Cemil Yüksel


bazı sözler nasıl da ayağa kalkmış
dadanmış gövdesindeki yeşile Türkçenin
bazı sözler küçük ağır güçlü yürüyüşünde
insanın üstüne üstüne basıyor vazgeçtikleriyle
bazı sözler zıplayan pireler gibi bir kaşıntıya sebep 
yönünü değiştirmekte usta bir çıta gibi öyle
bazı sözler yıpranmış zorla hazırlanıyor doğuma
gün boyu engellenmiş bazı sözler dolduruyor rahatsızlığı
kolluyor bozmak için saçların duruşundaki sessizliği
bazı sözler bir köprü uzaklığını kurmak için
fırlatır gibi yüzüne yüzüne her türlü ağırlığı
kurtarmaya gelir yine bazı sözler sirenlerle

bazı sözler diğer sözlere varmanın sesi
yakışır bir kulağa duyulmak için
bazı sözler yıllanmış bir beklemeyi de göze almış
umurunda değil kim bulacakmış kendini

müziğini kendi yapmış bir ağaçkakan gibi
-kim bulacakmış kendini, ellerinden sevdirmezse
ağrılı bir bahçıvan unutur yeşili köklerde
ışığın kemiren canavarı, dipleriyle konuşan söz 
siyah elbiselerle giydirilir durmadan güneşe
kim bulacakmış kanın işleyişini kalbimizde

bir gözün diğerinden daha kısık kaldığı
durmadan bakılan dişlerin ve atların homurtusu
göç suret ay'na eriyen son neşe ve kahve   
her şey yer bulmuştur yuvalanmaya içine
uçuruma doğru ilerleyen su çok uzun bir konuşmadır
fısıldar deniz kabuklarından her türlü canlılığı 

yaşamakla kapılıyoruz sana ey büyük söz 
ışıyan soluyan gövdemizle sana doğruyuz 
bazı sözler bazı sözlerle bağlanıyor boşluğa
buluyor çınlamasını büyük patlamanda.