21 Haziran 2012 Perşembe

Kavis / Cemil Yüksel



suyun kavisle döndüğü dolandığı sonra
parladığı bir karşılamam olurdu
sarhoş bir bar dolusu kalabalık gibi
kollarımın ağırlığı yönünde hizasız
sevinçler gibi -hey garson! derdim
şu saçları alır mısın boğacak beni kendiliğinden
kadınları gösterirdim kendinden habersiz o gürültüyü
mutfakları taşımış ellerin çizgilerini
sonra çocuklarına bakmış, okşamış ve
bitmeksizin sonrasız tekrarlanan günaydınlarını
sabah erken düzeltilmiş yastıklarla
uyanmanın bildik ve garipsi tutumunu
pencereleri açmanın yönelimiyle
gösteririm de tutar aynı kabullenişle usulca
suyunu değiştirir yenilerdim bir çiçeğin ülkesini

hey garson bırak şimdi bardakları
o her şeyi açıklamakta kullandığın kelimeyi
suda çözülmenin sırrı masalarda bırak onları
şu kirpikleri al uzanmış bütün elleri kesiyor
ve domatesleri kızarmış kırmızı biberleri
ve acısını bütün masaların boş durduğu sessizlikte
Uzakdoğulu bir göz yuvası taşımış kirpikler belli
tut onları lütfen sıkıştır parmaklarınla
-dilek tutar mısınız ! - tuttum bir vakit
salladım salladım meyvelerini gövdemin
erken bir bahar açısından gülüyordu unutulmaya
ben hem ne yapsam yeri sayılırdı sevinçlerin
yine doğrudan rüzgarları kollayan gölgemi oynatsam
sevinç armağanları, dağılacak düğme tekrardan
coşkun çocukların kahkahaları gibi sofrada

nedir anlaşılmaz olan kayboluşumuzda
aynayla kadınlar bakıyor gözlerimizden
ilelebet senfonisi sürekli yeniden tanışmanın
yeniden tanışmanın çok yönlü bakışması
merhaba demek için ağzıyla dudaklarıma değen
o kadın tanrının elinden kurulmuş çeyiz sandığıyla
her açıldığında temiz her kapandığında merakla tutulan
işte o kadın değdi değecek kirazlar tadında
ayak izlerinden temizleyip bir yeşilliği onaran ellerime
öpecek dudaklarıyla sertliğini konulmaz isteklerimin
o dokunuşla bulacak gibi etrafsızlığımı
görüntümü bulacak gibi o sahnede

ışıklar söndü, günaydın ! kadın sesi !
aksi şeytan içkiler sunuyor gizli gizli
ne yapsam ne etsem nasıl sorulmayışımdan.

hey garson beni kaldır bu masadan
ayakları unutulmuş bir kırkayak gibi yaratıldım
beni taşı buradan suları bırakılacak baraj kapaklarına
oradan akacağım o bekletilmişlikten
anlamını yitirecek yeni bir anlama.

İzafi Dergisi 2012 Nisan Mayıs Sayısında Yayınlanmıştır.
Görsel: Shinichi Maruyama