Nuri / Cemil Yüksel



sen her şeyi camdan seçiyorsun Nuri
elindeki kesiklerin hikayesi bu
sesini bulmuş bir diş gıcırtısı rüyanda
yukardan bırakılmış bir misket ne kadar kırılırsa
kendine doğru yuvarlanmak geçmek bilmiyor Nuri
oluk oluk beyazlar seni seçiyor,
yere düşmüş bir su dağınıklığı gözlerin
toplanmaz daha avuçlarında durduk yere
kulaklarında seslenilmez bir çaycı dikkati
ellerin boşken unutulan bir dünyadasın

soğuk atlar kişniyor, taşkınlıkla varıyorsun
her şey senden bakıyor ta uçlara
ah o her şeyler nasıl kalabalık Nuri
nasıl çullanıcı, tıka basa, güç bela
bırakıp kaçar gibi arkasına bile bakmadan
durmuş bir susuzluğa su taşıma isteği gibi
o her şeyler ne zor ne kahredici
başarı öyküleri satış grafikler
bok böceği yün tereyağı sarı kokular
ölçüyle yeriyor her türlü kokuyu
soğan acı soğan sarımsak

bir gün bir günde olmayacak Nuri
yer arama süs görgüsüyle mezarlarda
yeşil uykusunu alamamış biri gibi gecikecek
çekirdekler gibi soyulacak dişlerin rüyanı hatırlatarak
kaybedecek hepsini serin bir beyazlıkta
öfkeni nasıl bulup bulup bıraktıysa öyle

kerhane his it et hastalığı
ısırma Nuri ölmüş köpek balıkları gibi kendini
canlanmaz sinir uzamaz uçları
içine girip nereye boşaldıysan
kupkuru kabukları çatırdayarak açılıyor tabutundan

her şey parlatıyor deliliğini, delirmiyorsun.