28 Temmuz 2017 Cuma

İmam Gazali / Hâl

"Uyurken düşlerinin karşı çıkılmaz bir gerçekliği olduğunu görmüyor musun? Uyandığında ise onların gerçekte ne olduklarını, yani hiçbir dayanağı olmayan fanteziler olduklarını fark ediyorsun. O halde, uyanıkken, duyuların ve akıldan türeyen bir varoluşun güvenilir olduğuna seni kim ikna edebilir? İçinde bulunduğun durumda bunlar gerçekmiş gibi görünebilir, ama uyandığın durumda olduğu gibi, şimdiki varoluş durumun da, başka bir varoluş durumuna geçildiğinde, gerçekliğini yitirebilir. Öyle ki, bu yeni bölgede aklın yargılarının fantezilerden ibaret olduğunu fark edebilirsin. Bu olan aklı durum belki de Sufiler’in hal dedikleri şeydir; yani, onlara göre kendilerinde özümsedikleri ve duygu algılarını ve düşünce biçimlerini askıya aldıklarında görebildikleri bir hal. Belki ölüm de, peygambere göre bu durumdur, çünkü o şöyle demiştir: “İnsanlar uykudadır, öldüğünde uyanır.” Şimdiki yaşamımız bu gelecektekine göre belki de yalnızca bir düştür ve insan, bir kez öldü mü, şimdi gözünün önünde olan şeyleri tümüyle farklı bir şekilde görecek ve Kuran’daki şu sözleri anlayacaktır: “Bugün gözlerinizden örtüyü kaldırdık ve görüşünüz açıktır.”