28 Aralık 2011 Çarşamba

Parmak İzi / Cemil Yüksel


Öğretmenlerde öğrenemediklerini düşündüklerinde öğretecek hiç bir şeyin olmadığını kabul edecekler. İçinde sevginin yeşerme şansı bulunmayan her bilgi kaskatıdır. Zorla yedirilen yemeklere benzer.
  
İnsanın içinde durmaksızın işleyen bir giyotin vardır. Bu giyotin en çok insanın kendini haklı çıkarmak için sarf ettiği enerjide hızlı işler hale gelir.



Yaşamlarımız "yapacak bir şey yokla" "olur öyle" salınışında ki sınırlarla durmadan kendi koordinatlarını belirler.

Soluk almak çoğu zaman hissiz bir tekrardır. Boğazımızdan geçerken bizi zorlayan bir elma parçası bunu hatırlatır. Nefes eşsizliğini onu bastıran bir şey karşısında edinir.

İçindeki bir düşünceye destek vermek, onu beslemek, kendine hatırlatmak, sınamak, en sonunda yetersizliğiyle bırakmak. Hepsinde ne çok öğrenme saklı.

Sözler elbiselerdir. Dile gelmeyerek kuşandığı sessizliğin yerine özenirler. Büyük sözler bir zamanlar gelişemeden kalmış bir zayıflığın güçlüyüm deme ispatıdır.

Kal dersen kalır her şey seninle birlikte. Anılar bu yüzden vardır.


Görsel: Jacques-Henri Lartigue