Kapı / Cemil Yüksel


açılmanın arkasındaki kapılar; durduk
kapanmanın önündeki kapılar; geçtik
her türlü geçilmenin yılları biriktirmiş sesinden
çığlığı duymakla kalmış kapılarda bekledik
durmadan boy boy anahtarlarla
küçük kilitleri sıkışık açılamamış
denenmiş denenmiş bozuk ayarlarda
geçtik; durmadan önünden
bir icat bile oldu görüldüğünde açılıveren

gün aşırı girmek için başka kapılara
çıkmak için başka kapılardan
bir örümcek ağı gibi kurulan beklemeyi
öğrenmesi neyse bir sincabın
ağaç kovuklarından, değil öyle...
sabrı ve inkarı kendine doğru iğne uçlarıyla
bastırarak bulmak için hiç değil
geçtik ne bulunmuşsa sözcüklerde rastlanmamış
kendine doğru çekilen ağır bir yürüyüşten

o gün işte yokladım ağzımdaki sesi
sözcüklerin açılıp kapanmasını gecede
astımlı bir nefesin hırıltılı geçidini
korkulu yutkundum tüm sert harflerini
dişlerim çekildi bu yüzden
bu yüzden ateşe yaklaşan tüyler gibi kıvrıldım kendime

kapandık kabuksu hayvanlar gibi çekilmekten
açıldık baharda uzayan dallar gibi yeşile
ve kaldık maviyi üstlenmiş bir gökte.

artık yok sayılabiliriz. her türlü tanımı
bir çıtırtıyla havalanan kuş sürüsünden.