21 Ekim 2010 Perşembe

Seni Sevdim Bu Akşam / Cemil Yüksel


seni sevdim bu akşam senin haberin yoktu
dalından yerçekimini döverek kurtulan bir elma
en güzel koparılma sesiyle kendini gerçekleştiriyor
avucunda fırlatılmayı bekleyen misketler gibi
eksildiğini söylüyor birileri kan kaybından
öyle

seni sevdim bu akşam senin haberin yoktu
dokunmanın göğünde diz çökmüş ürperişler 
onarıyor bir papatyayı güneşi az görmüşlüğünde
evet şimdi ne bulsa aşkla tamam diyor
en çok neresinden tutulduğunda apayrı duran
öyle

seni sevdim bu akşam senin haberin yoktu
aniden durdurulmuş bir araba gibi köprü üstünde
hırsından hızlıca çekilmiş bir perdenin sarsıntısı
suda toplanan balıkları irkilten bakışın sesiyle
şiire başlarken masadan kaçışması gibi kelimelerin
öyle

seni sevdim bu akşam senin haberin yoktu
suyla, bir şey gibi, hatırlamakla yine de unuttu
eşya ve sesler bırakılıp katıldılar yaşamaya
ağırlığınca toprak kum çakıl aldılar yeni şeklini
bir taş koptu mesela bir kayadan yüklenince
öyle

açılmış bırakıldı her şey sonuna kadar
önce üzgün yerlerim başladı usulca bırakmaya
her şeye soğuk taşınmış ve nar kırılmıştı üzerinde
açıklanabilir halin gibi vurdu dudakların öpmeyle
bir baloncunun elinden kaçırması gibi balonlarını
öyle