11 Aralık 2010 Cumartesi

Kimin Sesi / Cemil Yüksel


açılan bir pencerenin açılma kısalığında
durdum bir an dinledim sesin inceliğini
-kimin sesi-
su sesiymiş açılan her şeyin bıraktığı
önce ellerin başladı bunu biliyordum
tanınmak isteyen, korkularınla bir
doldurdu tüm akşamı ve kalmadı bununla
-kalsa durmazdım-
yürüdü çay bahçelerini
bir masada-biçimli bir masada-kaşığının salınması
dengeli halkalar halinde ıslak
en çok denizleri severdi
arka bahçede çocuk eliyle
yapılmış küçük su tedirginliğiyle
yüzünü yıkarken bir dalgınlığı vardı
bırakılmış en kuytu yeri dudakları
-kim tarafından-
seni bildim, kurdum, bölünmüş bir nar gibi

dolmuş bir bardağı ağzına yaklaştır
bir yere bir bardağa gözlerin.