18 Nisan 2012 Çarşamba

Resim / Cemil Yüksel



üzgün bir şekil gibi yerimi alıyorum
bir koroda yitirilen sesleri duyaraktan 
bir uçtan bir uca çıkan o çıt sesi
kesik kesik ağızda bir dilin aldığı tüm kıvrımlar
alıp çerçeveleniyor sıradanlıkla
cümle cümle kelimelerle bir uzaklıktan

halbuki dünyanın tek dönüşünden yaratılmış bir şeydim
aldım ve kurdum bütün yıpranmışlıkları
ağaçların elleri işliyor erkekle kadını
bir kaplumbağa geçiyor hatırlanmak için
sürekli zorlanan bir anıdan
bir tavşan sıçraması öpüşmeler bitmeden daha
şimdi de saç mı oldu yoğun kara bir buluttan
tam da yağmuru yağdıracak sözü çıkaracakken  
ne oluyor neler oluyor 

hepsi birden

üzgün bir şekil gibi yerimi alıyorum
durmadan akan bir şeyi yerine koyar gibi eliyle
birkaç damla daha bekler gibi göğünden
çağrılmışlığımı kullanıyor her şey 
dünyanın dönüşünden yapılmış 
hadi, 

güzel, 
evet, 
böyle, 
sözcüklerinden.