26 Ekim 2011 Çarşamba

Parmak İzi / Alıntılar


Haksızlık olduğunu düşündüğü bir şeyi kabul etmesinin kendi haklarını tanımayı reddetmesi gerçeğinden kaynaklandığını ona göstermeye çalıştım. Irvin Yalom


Bazı insanın gülüşü bile kendini tamamen ele verir, birden bütün geçmişini öğreniverirsiniz. Gülüş her şeyden önce içtenlik ister. Oysa insanlar çoğu zaman öfkeyle gülerler. İnsanın neşesi onu en çok ele veren özelliğidir. Delikanlı/Dostoyevski


‎Etkinliğimi arttırmadan ya da doğrudan doğruya canlandırıp bana bir şey katmadan yalnızca bilgi veren her şeyden tiksiniyorum. Goethe


Doğaya, insanlığın tarihine ya da kendi eylemlerimize bakıp düşündüğümüzde önce, sonsuz bir ilişkiler, tep­kiler, alışverişler, birleşmeler ağı görüyoruz; bu ağın içinde hiçbir şey olduğu gibi, olduğu yerde ve olduğu biçimde kalmıyor; her şey hareket ediyor, değişiyor, var oluyor ve sonra ölüyor. Bu yüzden, önce ağın bütünü çarpıyor gözümüze; içindeki tek tek parçalar yarı gölgede kalıyor; hareket eden, birleşen ya da birbirine bağlanan şeyleri değil de hareketleri, geçişleri, bağlantıları görüyoruz. Dünyanın böyle ilkel, naif, ama ta içinden, doğru biçimde algılanması Yunan fel­sefesinden gelmiştir. Bunu, ilk kez açık olarak söyleyen Heraclitus'tur; Her şey hem vardır hem de yoktur; çünkü her şey akıcıdır, hiç durmadan değişir, hiç dur­madan var olur, sonra da yok olur. Friedrich ENGELS