Hüner / Cemil Yüksel


kalbin yerinden iyice öteye taşınmış süs eşyası
bazen kırılmış sehpa ayaklarıyla bir tutarsın onu.
sabahları kurulmuş bir saat gibi duyulmaz gürültüsü
bazen de düzeltildikçe devrilen oyuncaklar gibi
çürüyen dalları didikleyen ağaçkakanın
ne var ne yok düzeltiverdi koca gölgende.

haziranda bir dut ağırlığıyla düşer
kum basıldığında kaydırır adımı
dünya misket gibi çarpar karanlığa
sorular sorulur, durmadan anlaşılır.

senin hünerin konuşmak için diş çıkarıyor
dil yapıyor susmaya, incir için
gırtlağına kadar dayanmış
bir acıyı kolluyor iri iri gözlerle

hem söylesene sevmekle başladığın her şey
neden elini eteğini çekmek için değil de
göklere doğru boy istiyor kendiliğinden.

2008

Resim: