21 Mayıs 2012 Pazartesi

Yırtmaç / Cemil Yüksel



dokunmanın sesinden çıktığın oluyor
bir rüzgar dahi giremiyor açıklığından
sana söylenmiş sözler buluyorlar
belki herkesin söylemekten kendini alamadığı sözler
durup baktığın her şeyle başlıyor oysa
sıkı örülmüş bir atkı halinde üzerinde
uygun yerleştirilmiş bir gün kadar özenli
bir adam gözlerini kolluyor boşlukta
bir kırlangıç ötüşü halinde aniden ve yavaşlayarak
utanıyor kendiyle bir kuytuda öpüşmekten
bir adam eliyle yokluyor kendini
bir körlükten çıkarılmış kendini
devrilen bir heykeli düzelterek

az kalıyor ne söylense bu bahçe kokusu
yeşilliği tazeleyen ışık, vapurları tutan örgü
heyet raporları, kağıtlar bitmeyen imzalar
tekrar yaratılan kelimelerdeki vurgu
az kalıyor karşılaşınca dolanarak yükselen saçlarından
iki ucundan da ayrı ayrı geçiliyor
uzaklığı ölçülmez dalgınlığından
az kalıyor varılmaya bir cuma günü varılmasına
köklü deniz örtüleri balıklar akıntılar
gözlerindeki siyahla çeşitleniyor dünya

biz durmadan söyleniyorduk
yürüyüşünde aralanıp duran
uzun bacaklı bir şiiri.

Görsel: