7 Ocak 2011 Cuma

T.W.Adorno / Terry Eagleton


Ben'in işlemesi, özgürleşme ve bastırma arasında kararsızca ilerleyen bir olaydır. Bilinçaltı da benzer bir ikilikle malüldür. Bizi haz dolu duyusal bir doyuma davet ederken, aynı anda bırakın özgürleşmiş olmayı, bizim özne dahi olmadığımız, arkaik, farklılaşmaların bulunmadığı bir duruma dönmekle tehdit eder. Faşizm işte o zaman mümkün olan dünyaların en kötüsünü sunar. Zorba bir aklın ayakları altında kalarak yaralanmış ve paramparça olmuş Doğa, kan, irin ve çamur olarak büyük bir hışımla geri döner.

Adorno' ya göre benlik, artık içsel bir çatlağın elindedir ve bunun deneyimlenmesinin adı "acı çekmek"tir.

Kültür, meta üretimin içine sıkıca kilitlenmiştir: ancak bunun bir yan etkisi sanatı bir tür ideolojik özerkliğe kavuşturmak ve böylece oluşumunda suç ortağı olduğu toplumsal düzene karşı konuşmasına izin vermek şeklinde ortaya çıkmıştır. İşte bu suç ortaklığıdır ki, sanatı protestocu bir tavra iter.

Sanat ancak kendisini üreten şartların örtük bir eleştirisini yapabilirse geçerli olmayı umabilir.

Estetiğin İdeolojisi